Roman Okumak Zaman Kaybı mı?

     

Günümüzde romanların-hikayelerin diğer tür kitaplara göre daha fazla okunuyor olması gibi bir gerçek var. Mesela bugün itibariyle kitapyurdu'nda Sarah Jio'nun Kelebek Adası, D&R ve okuoku'da Harry Potter ve Lanetli Çocuk, Babil'de Stefan Zweig'den Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu çok satan listelerinin başındaki isimler ve bunların üçü de roman.

       Ülkemizde günden güne okuma oranlarında bir artış olsa da büyük bir kısım hala okumuyor. Bu okumayan kesimle olan iletişimlerimde özellikle benim okuduğum/sevdiğim fantastikler hedef gösterilerek "Böyle boş şeyleri okursam ne kazanırım ki? Çok büyük bir zaman kaybı" deniliyor. Fantastikle olan ilişkimi bilmeyecek kadar uzak olanlar da bununla her tür romanı kastediyor diye düşünüyorum.





       Peki gerçekten öyle mi? Faydacı (pragmatist) bir kişiliğe bürünüp bu romanların bize hiçbir faydası olmadığını söyleyebilir miyiz? Ya da vakit kaybı olduğunu? (Çünkü biliyorsunuz, filme alınmış olanları var. Şimdi iki saatte bir kitabı öğrenmek varken kitabı neden okuyayım?) Sanırım bu sorular beni en sonunda "Sanat sanat için midir yoksa halk için midir?" sorusuna getiriyor.

       Benim için kitap okumak hiçbir zaman (belki bazıları hariç) vakit kaybı olmadı. Peki neden?

       1) Hadi pragmatist olalım. Belki okurken fark etmiyorsunuz ama bir roman yazıldığı/anlattığı zaman hakkında birçok bilgi içeriyor.



       Uzağa gitmeyerek en son okuduğum Benim Balığım Yaşayacak kitabından örnekler verecek olursam okyanuslarda ciddi manada büyük çöp girdapları olduğunu (ki bu gerçekten önemli bir mesele), flotsam ve jetsam kavramlarını, tsunamilerin ardından büyük dalgaların insanlardan aldığı her şeyi ama her şeyi başka kıyılardaki insanlara sürüklediğini, şayet midye yiyor olsaydım onu nasıl temizleyeceğimi ve daha birçok günlük hayatıma etkisi bulunan yahut bulunmayan şeyleri öğrendim.

       2) Hadi biraz daha pragmatist olalım. Türkiye'nin gençleri olarak sınavlara giriyoruz. Bu sınavlarda hızlı okuma ve kavrama gerçekten önemli bir yer tutuyor. Ne okuduğunuz değil, okuyor olmanız önemli bunun için.



       3) Ne kadar fazla kitap, o kadar fazla kelime haznesi. Ve ne kadar fazla kelime biliyorsanız düşünceleriniz o kadar büyük oluyor. Düşünmek ve kelimeler birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Okumak, düşüncelerinizi çeşitlendirmek ve geliştirmek için en iyi yollardan biridir. (Bunu roman bağlamında değerlendirmek için 1984'ü okuyabilirsiniz.)

       4) Bu seferki biraz fantastiklere yönelik bir iyilik. Ben bir Müslümanım. Şu ana kadar çoğunlukla yabancı yazarları okudum. Bir kitap okurken yazarın gerçek düşünceleri birçok yerde sizi yakalar ve belki de üzer. Ejderha Dövmeli Kız serisinin bir kitabında ana karakter metrodan çıkan tesettürlü bir bayanı görünce "Karışmak bana düşmez ama bu çağda bu gerilik de neyin nesi?" diye bir düşünce geçirmişti aklından. İyilik(Carol Shields) isimli bir kitapta ana karakterin kızının yaptığı bütün o kendisini insanlardan uzaklaştıran hareketler sonunda çarşaflı Müslüman bir kadının kendisini yakmasını görmesine bağlanmıştı. Benim Balığım Yaşayacak'ta Amerika'nın sonunda Afganistan'a savaş açması Nao'ı rahatlatmıştı.



       Fantastik eserlerde bunlar yok. İyiler ve kötüler çok net belli ve daima iyi tarafın arkadaşlık, sevgi gibi değerleri ön plana çıkarttığını görüyoruz. Harry Potter'ı düşünün, Açlık Oyunları'nda Katniss'in kardeşi Primrose için yerine geçmesini ve diğer birçok örneği düşünün. Bütün bu kitaplarda iyiye ulaşmak için gerçekleştirilen çabayı düşünün. Umutsuzluğa düşmeyin, inanın, başarmak için adımlar atın.

       5) Şimdi az önce üzen şeyler diye bahsettiğim şeylerin iyi bir yanında sıra. Her kim olursanız olun karşınızdaki insanın sizin hakkınızda ne düşündüğünü öğreniyorsunuz. Bu empati yeteneğinizi geliştirmenizi sağlayacaktır. Bir olayı karşınızdakinin nasıl anladığını gerçek anlamda görmenizi sağlayacaktır.

       Bütün bu şeylerin direk ve dolaylı yoldan hayatınıza olumlu etkileri var. Bunları görmezden gelip roman okumak vakit kaybıdır diyemezsiniz yani.



        Ve ek olarak elinizdeki kitabın dünyasında bulunmak sizi iyi hissettirmiyor mu? Bu, roman okumanın en güzel yanlarından biri bence. Ne yalan söyleyeyim, özellikle fantastiklerde...

       Yine de zaman kaybı olabilecek kitaplar var. Bir ilahiyat öğrencisi olduğumu söylersem sanırım hangi tür kitaplar için bunu söylediğimi anlayabilirsiniz. Bu konuda dikkatli olmanızı öneririm.

       Buraya kadar gelmeyi başardıysanız bu konu hakkında sizin de fikirlerinizi duymak/okumak isterim. Hangi görüşü savunuyor olduğunuz ise önemli değil... Mesela bu listedeki herhangi bir madde gereksiz mi? Ya da bu listede eksik olan maddeler neler?

Yorumlar