"Çemberin Dışındakiler - Craig Silvey" - Kitap Yorumu

Çemberin Dışındakiler ta geçen senenin Tüyap'ından aldığım bir kitap. Tüyap'a yaklaşıyoruz ama ben daha geçen sene aldıklarımı okuyamadım diyerekten öncelik verdim. Epeydir oldukça az kitap okuyordum. Bu kitabı elime alınca başta bir sayfayı 1,5 dakikada anca okuyabildiğimi görünce hem şaşırdım hem de üzüldüm. Neyse ki toparlandım. :D



Kitabın Adı: Çemberin Dışındakiler(Rhubarb)
Kitabın Yazarı: Craig Silvey
Kitabın Türkçe'ye Çevireni: Melike Erdem
Kitabın Yayınevi: Martı
Kitabın Sayfa Sayısı: 391
Kitabın Goodreads Puanı: 3.59/5
Kitaba Benim Puanım: 7/10


Arka Kapak

İnsan kendi yarasını saramaz,
dost bir elin dokunuşuyla
iyileşir ancak...

Geçirdiği kazadan sonra gözlerini karanlığa açan Eleanor'un zorluklarla dolu hayatı, bir gece duyduğu çello sesinin izini sürmesiyle değişir. Çelloya can veren, kendisi gibi kırgın bir gençtir.

Hayatın kıyısında kalıp kendi kabuklarına çekilen bu iki genç, zorlukların üstesinden birlikte gelmeye çabalarken, kendilerini ve başka yaşamları keşfetme fırsatı yakalar.

Benim Yorumum

Çemberin Dışındakiler'i bir defa okudum ve şu an pek bir şey anlamış olduğumu söyleyemeyeceğim. O yüzden anladığım kadarıyla bir şeyler karalayacağım ancak ileride tekrar okuyup, bu sefer gerçekten bir şeyler anlamayı umuyorum.

Peki anlamadığın kitabın neden yorumunu yapıyorsunuz diye soracaksınız. Sadece sizlerinde anlaşılması çokta kolay olmayan bir kitap olduğunu bilmenizi ve gerçekten zihninizi açık hissettiğiniz bir zamanda bu kitabı okuyun tavsiyesini yapabilmek için bu yorumu yazıyorum. :)

Peki neden bu kitabı anlamadın diye sorabilirsiniz. Elimden geldiğince onu da açıklamaya çalışayım. Bu kitabın üslubu oldukça sanatsal. Sanatsal şeylerden pek anlamıyorum. Ve ayrıntılar kitabın gerçekten önemli bir parçası. Mesela bir örnek vereyim. "Su içti." demiyor kitap. Kitap "Geri dönüştürülmüş kabından musluk suyu içti." diyor. 


Kitapta Eleanor ve Ewan'ın hikayesi dışında birçok kişiye de yer verilmiş. Ancak neden yer verilmiş onu bilmiyorum. Yani bu ek kişilerin hayatlarından da hiç merak etmediğiniz ayrıntılar bize veriliyor.

Kitap oldukça şizofrenik. Gerçekten mi oluyor, rüyada mı geçiyor, hayal mı ediyor yoksa yazar sadece yazmak için mi yazmış anlamak için tüm o yerleri okuduktan sonra anca karar verebiliyorsunuz.

Sonlara doğru bütün olaylar açığa çıkacak diye heyecanlanıp sevinirken, ablasının mektubunda neler yazdığını öğrenmek için can atarken, hangi olay sonucunda evden kaçtığını öğrenmeyi çok isterken... Birden koşmaya başlıyor, sonra birden duruyor. Ve orada bir şeyler anlatılıyor... Bu çok fazlaydı. Artık çok fazla. Tüm bunlar, hepsi çok hızlıydı.


Her ne kadar kitabın sonunu temiz bir şekilde anlamış olmasam da gerçekten okurken çok beğendiğim bir kitap oldu. Yazarın üslubu gerçekten çok hoşuma gitti. Bir yandan ağır bir yandan akıp giden bir üsluptu.

Kısacası okumanızı tavsiye ediyorum. Ve okuyanlardan da yorumlarını bekliyorum. :) Belki kafa kafaya verirsek sonlarını da anlayabilirim kitabın.

Keyifli okumalar. :D

Yorumlar

  1. Merhaba gerçekten söylediğiniz kadar amaçsız bir kitap. Ne yazık ki kitabı aldıktan sonra yorumunuzu okudum. Başladım ama fazla ilerleyemedim. Kitabın ilerleyen kısımları da boyle mi yani sıkıcı mı? Ona göre devam edeceğim

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Bence bu kitabı bosuna almayın gidin bi kırtasıyeye arka kapagını okuyun. Çünkü ben kitabı okumama ragmen atka kapağında anlatılanları anladım sadece .Çok gereksiz bir kitap

    YanıtlaSil

Yorum Gönder